Bu hafta öğrendiklerimizi kısa bir özet geçecek olursak:
3 adet teorimiz var. Bunlar; Psikanalitik, Bilişsel ve Öğrenme teorileri.
1. Psikanalitik Teori
FREUD
Kişiliğin 5 farklı Psikoseksüel dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikanalitik Kuram'ın kurucusudur.
1.Oral Dönem: 0-18 ay arası
oral dönem, bebeğin keyif arama güdüsünün ağza odaklandığı bir dönemdir. oral isteklerimiz çok fazla veya çok az tatmin edilirse ileriki yaşlarda da oral tatmin aramaya devam ederiz. Bu durum yetişkinlerin fazla yemek yeme, sakız çiğnemek veya sigara içmek gibi oral aktiviteleri sürdürmesine yol açar.
2.Anal Dönem: 1.5-3 yaş arası
anal aşama,bebeğin keyif alma güdüsünün anüse ve tuvalet alışkanlığına odaklandığı bir dönemdir. Bu dönemde alınan tuvalet eğitimi yetişkinin çıkarma veya tutma ile ilgili davranışsal faaliyetlerde bulunmaya devam etmesi ile sonuçlanıır. Tutma;fazla tertipli, cimri ve davranışsal olarak katı, çıkarma ise cömert ve pasaklı olma veya umursamaz davranma şeklini alabilir.
3.Fallik Dönem: 3-6 yaş arası
Çocuğun keyif alma güdüsünün genital bölgeye odaklandığı bir dönemdir.
4.Gizil Dönem: 6- ergenlik arası
Çocuğun cinsel düşünceleri bastırdığı, sosyal becerilerin geliştirilmesi gibi cinsellik dışı faaliyetlerde bulunduğu bir dönemdir.
5.Genital Dönem: Ergenlikten yetişkinliğe kadar olan dönem
Kişi ilk üç aşamadaki çatışmaları başarılı bir şekilde çözümlemişse sevgi dolu ilişkiler ile sağlıklı ve olgun bir kişilik geliştirir.
Freud, kişiliği oluşturan üç temel yapıdan söz ediyordu: İd, ego ve süper ego.
İd: İd, ilkel ve doğuştan getirdiğimiz dürtülerimizi kapsıyor. Bedensel ihtiyaçlarımızın, cinsel arzularımızın ve saldırgan tepkilerimizin idden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Freud'a göre idin arzu ve istekleri tamamen bilinç dışı ve "zevk prensibi"yle işlemekte.
Ego: Egonun hedefi idin isteklerini tatmin etmenin güvenli ve sosyal olarak kabul edilebilir yollarını bulmak ve idin istekleriyle süperegonun kısıtlamaları arasında arabuluculuk yapmaktır.
Superego: İdin arzu ve isteklerini baskı altında tutmaya çalışır. Kişi isteklerini tatmin ederken ahlaki kurallara uygunluk göstermektedir.
ERIKSON
Erik Erikson Psikososyal konulara odaklanmıştır ve her birimizin sekiz psikososyal aşamadan geçtiğini söylemektedir.
1.Güvene Karşı Güvensizlik: 0- 1 yaş arası
Anne-baba bebeğin ihtiyaçlarına karşı ilgili ve sorumlu davranırsa, kişinin ileride insanlara güvenmesi kolaylaşır.
2. Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç: 1- 3 yaş arası
Bebeğin yürümeye ve konuşmaya başlamasıyla birlikte nesneleri keşfetme ve onları eline alma isteği artar. Eğer anne baba bu keşifleri onaylamaz veya cezalandırırsa, çocuk bağımsızlığın kötü bir şey olduğu duygusunu geliştirebilir ve utanç veya kuşku hissedebilir.
3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk: 3- 5 yaş arası
Çocuk, çevresindeki olayları anlayabilmek için sürekli sorular sorar. Cinsiyet farklılıkları da bu yaşta keşfedilerek bu konuda da sorular sorulur. Çocuğu sorduğu sorular yüzünden azarlamak, araştırma ve girişimlerine engel olmak, çocukta suçluluk duygularının gelişmesine neden olabilir.
4. Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşılık Aşağılık Duygusu: 5-12 yaş arası
Bu dönemde çocuklarda çalışma isteği yaratmak ve onlara başarı duygusunu tattırmak büyük önem taşımaktadır. Okul yaşamında, derslerinde başarılı olma, çocuğun kendine güvenmesi açısından önemlidir. Çocuğun yaptıkları yetişkinler ve akranları tarafından onaylanmadığı taktirde çocuk aşağılık duygusuna kapılır.
5. Kimliğe Karşı Kimlik Bocalaması: Ergenlik
Bu dönem,çocukluk ve yetişkinlik arasında bir geçiş dönemidir.Kişinin toplumsal yerini,mesleksel konumunu ve cinsel kimliğini tanımaya,yerine oturtmaya çalıştığı bir dönemdir. Kişi bu aşamada başarılı olursa kendine güven duygusu oluşur, başarısız olursa rol karmaşası yaşar, bu da sosyal geri çekilmeyle sonuçlanır.
ERIKSON
Erik Erikson Psikososyal konulara odaklanmıştır ve her birimizin sekiz psikososyal aşamadan geçtiğini söylemektedir.
1.Güvene Karşı Güvensizlik: 0- 1 yaş arası
Anne-baba bebeğin ihtiyaçlarına karşı ilgili ve sorumlu davranırsa, kişinin ileride insanlara güvenmesi kolaylaşır.
2. Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç: 1- 3 yaş arası
Bebeğin yürümeye ve konuşmaya başlamasıyla birlikte nesneleri keşfetme ve onları eline alma isteği artar. Eğer anne baba bu keşifleri onaylamaz veya cezalandırırsa, çocuk bağımsızlığın kötü bir şey olduğu duygusunu geliştirebilir ve utanç veya kuşku hissedebilir.
3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk: 3- 5 yaş arası
Çocuk, çevresindeki olayları anlayabilmek için sürekli sorular sorar. Cinsiyet farklılıkları da bu yaşta keşfedilerek bu konuda da sorular sorulur. Çocuğu sorduğu sorular yüzünden azarlamak, araştırma ve girişimlerine engel olmak, çocukta suçluluk duygularının gelişmesine neden olabilir.
4. Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşılık Aşağılık Duygusu: 5-12 yaş arası
Bu dönemde çocuklarda çalışma isteği yaratmak ve onlara başarı duygusunu tattırmak büyük önem taşımaktadır. Okul yaşamında, derslerinde başarılı olma, çocuğun kendine güvenmesi açısından önemlidir. Çocuğun yaptıkları yetişkinler ve akranları tarafından onaylanmadığı taktirde çocuk aşağılık duygusuna kapılır.
5. Kimliğe Karşı Kimlik Bocalaması: Ergenlik
Bu dönem,çocukluk ve yetişkinlik arasında bir geçiş dönemidir.Kişinin toplumsal yerini,mesleksel konumunu ve cinsel kimliğini tanımaya,yerine oturtmaya çalıştığı bir dönemdir. Kişi bu aşamada başarılı olursa kendine güven duygusu oluşur, başarısız olursa rol karmaşası yaşar, bu da sosyal geri çekilmeyle sonuçlanır.
6. Yakınlığa Karşı Yalnızlık: 20- 40 yaş arası
Bu dönem, yakın ilişkiler kurma evresidir. Bir önceki dönemde kimlik duygusunu yerleştiremeyen genç bu dönemi yalnızlık duygusu içerisinde geçirir.
7. Üretkenliğe Karşı Durgunluk: 40- 65 yaş arası
Bu dönemde benliğin en önemli işlevi üretme,yaratma ve üretilen,yaratılan şeylere sevgi ile bağlanmadır,(çocuklar,sanat,bilim alanındaki yapıtlar vs.).
8. Bütünlüğe Karşı Ümitsizlik: 65 yaş ve üstü
Bu dönem, hayatlarımızı nasıl yaşadığımıza dönüp bakma ve değerlendirme zamanıdır. Eğer yaşadığımız hayattan memnun olabiliyorsak bütünlük duygusu hissederiz. Kötü ve pişman olduğumuz deneyimler görürsek de ümitsizlik duygusu hissederiz.
Erikson’ a göre,her gelişen dönem kendisinden sonra gelen döneme bir zemin hazırlar ve daha sonra gelen dönem önceki dönemlerden etkilenir.Yani daha önceki dönemler sağlıklı gelişmiş yada gelişmemişse,bundan sonraki dönemlerin gelişimi de bundan büyük ölçüde etkilenecektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder